• HOŞGELDİNİZ..
    Ne yani, anlaşarak mı evleneceğiz, diyebilirsiniz... Anlaşmadan, beğenmeden evlenmek mümkün mü? Tabi ki birbirinizi tanıyacak, beğenecek ve anlaştığınıza emin olduktan sonra evlilik kararı vereceksiniz... İlk adımı BURADAN ÜYE OLARAK siz atın. Belkide mutluluk size bir tık kadar yakın...

Babalar kızlarını çok sever

ad@min

Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Konum
Türkiye
Son dönemlerde internette dolanan bir mektup var, bir babanın kızına mektubu. Dr. Kelly Flanagan’ın en içten duygularıyla yazdığı bu mektup, her babanın atmak isteyeceği türde bir “kızıma mektup”.

Bir Babanın Küçük Kızına Mektubu (Gelecekteki Kocası Hakkında)

“Sevgili tatlı kurabiyem,

Az önce, annen ile birlikte bir Google’da bir cevap üzerinde araştırma yapıyorduk. Daha sorunun yarısını yazmadan, Google bize dünya üzerinde yapılmış aralamaların en popülerlerinden oluşan bir liste gösterdi. Listenin en başında şu soru vardı: -

“Erkeği kendine bağlamanın yolları”

(Editörlerin notu: Orijinali “How to keep him interested” olan bu kalıbın aynısı Google aramalarına göre bizim ülkemiz içinde geçerli ve aynen çevirdiğimiz gibi.)

Bu beni korkuttu. Sayısızca “Erkeğinize yemeğini götürürken nasıl seksi ve çekici olunur?” ve “Erkeğinizi nasıl zeki ve güçlü hissettirirsiniz?” konulu makale okudum.

Oldukça sinirlendim.

Küçüğüm, senin hayat amacın asla erkeğini kendine bağlamak olmadı ve olmayacak.

Küçüğüm, senin hayattaki amacın ruhunun derinliklerine inmeyi bilmek –ki orası ayrılık, reddedilme ve ego tarafından yıpratılamayacak bir bölgedir- ve kendi değerini fark etmek. (Ayrıca herkesin kendin kadar değerli olduğunu öğrenirsen, hayatın amacını keşfetmiş olursun fakat bu başka bir mektubun konusu.)

Eğer kendi değerini bilirsen, kelimenin tam anlamıyla çekici olacaksın; “değer bilen” ve tüm ilgi alanlarını hayatı boyunca seninle paylaşmaya hevesli bir genç adamla tanışacaksın.

Küçüğüm, şimdi sana “ilgisini çekmek zorunda olmadığın” erkeği anlatmak istiyorum; o zaten senin ilgi çekici olduğunun farkında.

Sofraya dirseklerini koyuyorsa bu hiç önemli değil – sen gülümserken gözleriyle gamzelerine ve gözlerine bakmaktan kendini alamıyorsa.

(Sofraya dirseklerini koymak Amerika’da oldukça kaba bir davranış.)

Benimle golf oynamak istemezse sorun değil – çocuklarınızla sizi kızdırdıkları anlarda bile oynamayı sürdürüyor ve bundan keyif alıyorsa.

Parası yoksa da sorun değil – kendi kalbini dinlediği ve sürekli sana arka çıktığı sürece.

Güçlü olmayabilir, bu da bir problem değil – sana kendini keşfetmen için alan bıraktığı sürece.

Kime oy verdiği inan iç umurumda değil – her sabah uyandığında sana kalbinin derinliklerinden gelen hürmeti göstermeye hazırsa.

Ten renginin bir önemi yok – senin hayatını renklendirdiği sürece.

İstediği dine mensup olabilir – hayatın en anının kutsal olduğunu ve seninle geçirdiği her dakikanın kutsaldan da öte olduğunu bildiği sürece.

Son olarak küçüğüm, böyle bir adamla karşılaştığın zaman onunla benim aramda hiç benzerlik olmasa bile çok önemli bir ortak noktamız olacak:

Sen.

Çünkü küçüğüm, onu kendine bağlamanın yolu sensin.

Sonsuza kadar seninle ilgilenecek olan adam,

Baban.

 
Üst Alt