• Merhaba! Ziyaretçi Hoşgeldin!
    Ne yani, anlaşarak mı evleneceğiz, diyebilirsin... Anlaşmadan, beğenmeden evlenmek mümkün mü? Tabi ki birbirinizi tanıyacak, beğenecek ve anlaştığınıza emin olduktan sonra evlilik kararı vereceksiniz... İlk adımı Buradan Üye Olarak siz atın. Belkide mutluluk size bir tık kadar yakın...

Mardin evlilik ve düğün gelenekleri

ad@min

Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Konum
Türkiye
KOZMOPOLİT ve geniş bir kültüre sahip olan Mardin, içine kapanık olarak görülen bir toplum olmasına rağmen çevre illeri de geleneklerini aşılamayı başarmış bir ildir. Evlilik çağına gelen delikanlıyı evlendirmeye karar veren ailesi, ona uygun bir eş bulabilme arayışına çıkar. Bu arayışta anne ve baba kendi arıyormuş gibi, oğullarına hissedilmeden amca, dayı, hala ve yengeler de devreye girer. Görüşmeler genelde anne ve babayla yapılır. Mardin'de evlenecek kız altın gibidir. "Neden altın gibidir" deyeceksiniz şimdi... Anlatacaklarımız kızın neden altın gibi olduğunu gösterir. İşte gelin adayında aranacak hususlar; Kızın bir evi idare edecek nitelikte çalışkan olmalı, Aile ve çevre görgüsünü almış olması, Kızın ailesinin kendilerine denk olması şarttır. Kızla oğlanın daha önce görüşüp tanışması, evlilik öncesi arkadaşlık veya evlilik hususunda anlaşması söz konusu değildir. Eskiden sevilen kızın damdan gözetlenmesi zekice davranan erkeklere has bir davranıştı. Kesinlikle geleneksel evliliklerde boşanma alternatifi söz konusu değildir.

Bohçacılara kız arama görevi düşer...

İşte bu özelliklerden yola çıkarak oğlan evi, kız evlerini ziyaret ederek uygun bir aday arar. Bu olaya "dünür gezme", gidenlere de görücü denir. Genelde kız arama işlemleri bahar aylarına yapılır. Aileler mesire yerlerine topluca giderek uygun aday arayışını yaparlar. Kız arama olayı hamamda da olabilmektedir. Bazen de mahalle mahalle dolaşan bohçacı sıfatıyla satış yapan bayan tellallar devreye girer. Genellikle bu sıfatı taşıyan bayana, ziyaret ettiği evlerde edindiği bilgilere istinaden oğlan tarafı uygun gördüğü nitelikleri sıralayarak adaylardan bahsetmesini ister. Her durumda beğenilen ve oğullarına alınması kararlaştırılan kızın ailesinden istenmesine gidilmeden önce, kız tarafının evliliğe sıcak bakıp bakmadığını öğrenmek üzere hatırı sayılır, her iki aileyi tanıyan orta yaşta bir kadın evine gönderilir. Bu kadın uygun bir zemin hazırlayarak kızın sözlü olup olmadığını öğrenir. Oğlan tarafının isteğini iletip, iki-üç gün sonra gelmek üzere kız evinden ayrılır. Kız tarafı oğlan tarafı hakkında detaylı bilgi alır. Bu arada oğlan tarafı gelecek haberi canla başla bekler. Kız evine aracı kadın bir daha gönderilerek (üç gün sonra) haber alınır. Haber olumlu ise oğlanın babası hatırı sayılır birkaç dost ve iki garantör aile ile kız evine gider. Kız ailesi gelenlere ikramlarını sunarken bu arada kızlarını da konuklara göstermiş olur..

Kızdan birkaç kez su istenir, bu sayede oğlan kızı daha yakından görür. Eğer oğlan, kızı beğenirse işaretleşmeler başlar. Ve devreye garantör aileler girer. Kız tarafı oğlanı soruşturmak için 15 gün mühlet ister. Kız tarafı evet cevabını verecekse defter yazılır. Bu defter 15 gün sonra gelen aracı kadına verilir. Eğer kız tarafı kızlarını vermek istemiyorsa defteri yüksek tutar. Oğlan tarafı defteri alıp enine boyuna inceler ve yapabileceklerini bir taslak halinde çıkararak deftere işleyerek geri gönderir. Yeni bir süreç böylece başlatılmış olur, eğer anlaşılırsa kızın da rızası alınarak yeni bir sürece girilmiş olur. Kız evi üzerine düşen görevlerini yerine getirmek için mevsimine göre şaşalı bir ikram sofrası hazırlar. Muteber olan büyüklerin söyledikleridir. Oğlan evinde yine hummalı bir çalışma göze çarpar. Oğlan tarafı kız evine geldiği zaman resmi tören başlamış demektir. Akraba olmanın telaşı, heyecanı ile her iki taraf elinden gelen gayreti gösterir... Bu tür toplantılar kadınlı-erkekli olur. Genellikle eşler yan yana, gençler ise yine karışık nizam oturur ve büyüklerini dikkatle izlerler. Bu tür toplantılarda mümkün olduğunca konuşmamaya özen gösterirler.

Erkek tarafı kadife sözlerle bastırır...

Yalnızca sorulan sorulara yanıt verirler. Anne, baba, görümceler, dayı, teyze, halalar onlarda kendi imkanlarına, zevklerine göre giyinir, ziynet eşyalarının tamamını takmış olarak hazırlanırlar. Akşam yemekten sonra oğlan tarafı kız evine gider. Selamlar edilir, hal hatır sorulur. Misafirlere kahve, çay, pasta, börek ikram edilir. Ortalık bir dolar bir boşalır. Bir sigara içiminden sonra sıra meyve ve kuruyemişlere gelir. Oğlan tarafının en etkili ve yetkilisi bir dakika izin isteyerek lütuflu sözlerden sonra kızı ister ve susar. . Kız tarafında biraz nazlanma olur, erkek tarafı da kadife sözlerle bastırmaya çalışır. Kız tarafından kısa bir sessizlikten sonra aile reisi, ailesini şöyle bir gözleri ile tarar, bizi ikna ettiniz, kızımızı verdik gitti. Allah mesut etsin der demez ortalıkta bir anda curcunaya döner. İki ailenin bireyleri birbirlerine sarılarak bu başlangıcı kutlarlar. Artık sözlenmiş olduklarından gelin ve damat adayı yan yana oturmaya hak kazanmışlardır. Genç çiftler anne ve babalarının ellerini öpüp hayır dualarını aldıktan sonra, hazır bulunan tüm aile fertleriyle tokalaşırlar. Artık sıra erkek tarafının tatlıları gelir. Tatlılar afiyetle yendikten sonra sohbet gecenin geç saatlerine kadar sürer. İki aile nişan gününü belirlerler. Nişan öncesinde çarşıya çıkılarak defterde istenilenlerin nişan töreni için olan bölümü alınır. Ayrıca nişan şekeri (kelle şeker) alınır.
Bohça değiş tokuşu yapılır...

Nişan töreninin tüm mali külfeti erkek tarafına aittir. Sözü kesilen çift, artık evliliğe ilk adımı atmış sayılırlar. Kız ve erkek tarafı nişanın tarihi ve yeri konusunda kız tarafının arzusu istikametinde karara bağlanır. Nişanın kusursuz ve eksiksiz yapılması gerekmektedir. Kız tarafı bunun için büyük çaba harcamaktadır. Nişanda, kız ve oğlan tarafının birbirlerine bohça değiş tokuşu vardır. Bohçalarda kız tarafı oğlan için tam takım elbise hazırlamış, erkek tarafı da aynı şekilde kız için tam takım elbise yanında nişan için alınan eşyalar siniye yerleştirilir. En üstte de kelle şeker koyulur. Ayrıca 1 çuval şeker gönderilir. Bu kelle şeker nişan töreninde ikram edilen şerbetin içine atılarak şerbet bu şekerle kısmen tatlandırılır. Toplantının orta yerine yakın bir yerde şerbet servisini yapmak için yer ayarlanır ve dağıtımı için birkaç kişi görevlendirilir. Törenin hazırlıkları bitince damat ve gelin için iki sandalye konur ve buraya oturtulur. Nişan yüzükleri damat ailesinden bir büyük veya her iki ailede muteber kabul edilen kişi tarafından da her ikisine takılabilir. Yüzükleri takılan çift öncelikle anne ve babalarının ellerini öper, gelen misafirlerle tokalaşırlar ve onlara ayrılan yere oturup beklerler. Nişan törenini yöneten kişi takı takmak isteyenler buyursun diyerek çağırır. Bu kişi takıyı takanın da adını vermek suretiyle cemaate ilan eder. Yüzükler, takılar takılmış, içine gül esansı katılmış pembe renkli mis gibi şerbetlerin ikramı yapılır. Nişan töreni genellikle çalgılı olur. Çalgılar çalınır, herkes oyuna kalkar, kadınlı erkekli herkes bildiği kadar oynar. Tören sonunda oğlan evinden birkaç kişinin yardımı ile her taraf temizlenir. Artık bundan sonra düğün koşuşturması başlamıştır.

Bu arada damatın gelin tarafında rahat gidip gelebilmesi için İmam tarafından dini nikah kıyılır. (Yeni kanuna göre resmi nikah kıyıldıktan sonra imam nikahı kıyılmaktadır.) Düğüne bir hafta kala kızın evinde tüm eşyalar sergilenir. Gelenlere gelinin çeyizi gösterilir. Bu arada da kız ve oğlan tarafından bir yetkili grup kız evine gelerek bu seyrin tespitini yapar ve defter denilen belge hazırlanır. Bu ikinci defter belgesidir. Gereken taahhüt ve ona teslim edilen malların bir dökümüdür. Düğün haftası Salı günü başlar, Cumartesi sabahı biter. Salı akşamı küçük kına gecesidir. Erkek evinde yapılır. Damadın yakın akrabaları kendi aralarında eğlenirler. Bazı ailelerde Salı akşamında yapılan kına gecesinde gelin adayının saçlarına kına sürülür. Kısa bir süre çalıp oynadıktan sonra oğlan evinden gelenler giderler. Çarşamba gecesi büyük kına gecesi damadın evinde yapılır. Damat evinin avlusunda meşe odunundan büyük bir ateş yakılır. Gençler çalgıcıların oynak havalarında yoruluncaya kadar oynarlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde ateşin yakıldığı yerin yakınına damat getirilir.

Zifaf odasına yer yatağı serilir...

Orta yerde gençlerinde yardımı ile üstündeki giysiler çıkartılarak damatlık giysileri, maniler, türküler söylenerek, giydirilir. Büyük bir heyecan ve zılgıtlar arasında damat arkadaşları tarafından omuzlarda dolaştırılıp şarkılar söylenerek gezdirilir. O gece, erkek evinin hazırladığı kına, gelinin evine grup halinde altın hediye ile birlikte götürülür. Götürülen altın gelinin avucuna yerleştirilip eline kına yakılır, oynanır, türküler söylenir. Bir miktar kına alınarak geri gelinir. Gelin evinden gelen kınadan bir miktar damadın eline de konur. Özellikle sol elinin serçe ve yüzük parmaklarına sürülür. Ertesi gün temizlenir. Gece geç saate kadar sürer. Perşembe günü gelinin geleceği düğün günüdür. Damat tarafında bir telaş, gerdeğe gireceği yer tespiti yapılır. Zifaf odasına yer yatağı serilir. Gelin adayı içinde gelinlik hazırlanır. Geline refakat etmek üzere deneyimli biri Mardin'in "Yenge" dedikleri hanım, kız evi tarafından görevlendirilir. Damadın evinde çalgılı bir düğün kurulmuş, sofralar hazırlanmış, kurbanlar kesilmiş, etler dağıtılmış ve hane halkı için ayrıca bol miktarda etli yemek ve pilavın yanında bir tatlı da ilave edilmiştir. Bu tatlı genelde zerde olur. Öğlen kurulan sofra sürekli çalışır. Gelen oturup karnını doyurduktan sonra sofradan sorumlu olanlar tarafından servis yenileme çalışmaları başlar ve yeni gelen misafirlere ikram edilir. Akşama doğru damat, evin avlusunun orta yerine konan bir sandalyeye oturtulur. Damat tıraşı için berber, mümkün olduğu kadar elini ağır tutarak saz, söz ve damadın damatlık kıyafetinin bohçası ile oynayanların hem zevklerini tatmin ve hem de bol bahşiş toplamak için bu numarayı yapar.
Gelin bütün hışmıyla testiyi kırar...

Tıraşı biten damat, arkadaşları tarafından tekrar giysileri çıkarılır ve gerçek damatlık elbisesi giydirilir.
Bu arada, gelin evinde sabahtan gelin süsleme çalışmaları başlamış, saçlar kuaför tarafından şekillendirilmiştir. Arkadaşları tarafından gelinliği giydirilmiş, hava kararmak üzereyken gelin evinde son dakikalarını yaşamaktadır. Gelini hazırlarken erkek kardeşi varsa kemerini bağlar ve ona mutluluk dileğinde bulunur. Damat tarafından gelen düğün alayı içinde damadın yakınlarından iki hanım gelini türküler ve zılgıtlar içerisinde koluna girerler. Gelinin önünde lüks lambası yanık vaziyette, en öndedir. Gelinin arkasında gelin alayı damadın evine doğru yavaş ve aheste adımlarla ilerlemektedirler. Nihayet damadın evinin önüne gelinmiş düğün alayı kapının dışında gelinle birlikte beklemekte. Damat evin yüksek bir yerinde gelinin başına şekerlemeli, bozuk paraları serper. İçi bozuk para ve şekerle dolu olan bir testi kaynana tarafından gelinin eline tutturulur ve yere çarparak kırması istenir. Gelin bütün hışmıyla bu testiyi yere çarparak kırar. Testi kırma olayı uğur olarak nitelendirilir. Testiden etrafa saçılan para ve şekerleme için herkes yerlere eğilir, bereket ve uğur olarak yanında saklar. Düğün alayı evlerine dönmek üzere tebriklerden sonra hayır duaları dileyerek dağılmaktadır.

Gelin ve damat abdest alır...

Evde yalnız gelin, damat, yenge üçlüsü kalmıştır. Zifaf odasına gelin ve damat için özel yemek hazırlanmıştır. Ayrıca üzüm, ceviz içi, badem içi gibi kalorisi yüksek çerez de bir masanın üzerinde hazır bekletilmektedir. El, ayak çekildikten sonra damat ve gelin yemeklerini yedikten sonra abdest alıp namaz kılar ve gerdeğe girerler. Cuma sabahı, sabahiye günüdür. Gelin kayınbaba ve kayınvalidenin ellerini öper. Anne baba tarafından geline hediye verilir. Bu hediye genelde altından oluşur. Düğünde takı takamamış olanlar sabahiye günü gelerek hediyelerini verip kendilerini tebrik ederler. Bir gece evvel evlenmiş olan gelin süslenir ve koltuğa oturtulur. Gelenlerin seyrine amade... Damat evinde yine sofra açılır. Öğleden sonra başlar, yatsıya kadar devam eder. Oğlan tarafından çok büyük ve olağanüstü bir durum; zira aileye bir üye katılmıştır. Herkes sevinçli ve mutlu... Kız tarafında sessizlik, nüfuslarından bir eksikle yaşamaya devam edecekler... Pazar akşamı kız tarafı, damat ailesinin bütün bireylerini yemeğe çağırır. Damat tarafı da bunu iade için, aynı hafta içinde kızın ailesini davet eder. Bu gelenekler büyük kentlerde yaşayan Mardinliler tarafından pek uygulanmamaktadır. Ekseriyetle Mardin'in yerleşik yerlerinde ve kırsal kesimlerde bulunan köklü aileler tarafından yapılmaktadır. Diğer durumlarda ise normal ama yine o kadar ihtişamlı düğünler olmaktadır. ...
 
Üst Alt